"Baþkasý olsaydý, ben bu ameliyatý yapardým" dedi. (Deneme tahtasý, sonuç %100 ölüm).Benden , ameliyata izin verirsem,açýkcasý eþimin ÖLÜM FERMANI ný imzalamam isteniyor.Düþündüm. %1 þans bile olsa eþimi , baþka bir hastehaneye yetiþtirebilirdik., yolda da ölmeyebilirdi.!!!... Bu sefer, nereye, nasýl, hangi Dr'a götüreceðiz konusu gündeme geldi.Zaman da geçiyordu. Prof.Dr.Firdevs(arkadaþýmýz), akrabalarýný Ankara Yüksek Ýhtisas'da Doç.Dr. M.Ali Özatik beyin, ameliyat ettiðini , harika bir Dr. Olduðunu söyledi. Hoca'da , o Dr'u tanýyormuþ,fakat Ýzmir'de Kongreden bugün dönüyorlarmýþ dedi.. Devamlý Dr bey arandý ve iletiþim kuruldu. Ankara'ya girmek üzere olduðunu söylemiþ.Ayný hastanede Baþhekim olan Prof.Dr.Mustafa Paç bey Ýstanbuldan kongreden dönüyormuþ Onada eþimin amcasýnýn kýzý Prof.Dr. Türkan Ertuðrul ulaþtý.Ameliyathaneyi hazýrlayacaklarýný ve hastayý beklediklerini söylemiþler. Þimdi tek korkumuz yolda kanama olmadan Yüksek Ýhtisasa ulaþmaktý. Havale iþlemleri bitti 14.30.-15.00 sýralarýnda ambulansla hastaneye ulaþtýk. Saat 16.45 de eþim ameliyathaneye alýndý.20.45 de hasta yakýnlarýndan 2 kiþi Yoðun Bakým'ýn kapýsýna gelsin diye telefon geldi..Yoðun Bakýma çýkýyorken 1Herþey bitti, Orhan'ým masada kaldý" dedim. Amelkiyathanenin kapýsýnda 2 gülen yorgun, fakat yorgunluklarýndan bile mutlu olan 2 gülen yüz gördüm. Biri Prof.Dr Mustafa Paç, diðeri Doç.Dr.M.Ali Özatik'di.Sevinç gözyaþlarýyla Dr'lara sarýldým. .Bunu anlatmak çok zor, yaþamak lazým.Aort Diseksiyonu ameliyatýçok baþarýlý geçmiþti.8-9 saat sürmesini beklediðimiz ameliyat 5 saatte bitmiþti. Fakat, 2 gün sonra böbrekler bozulmaya baþladý.Sonucunda da Orhan DÝYALÝZ 'e girmeye baþladý.(ilk 3 saatte ameliyat edilseydi;böbrekler çalýþacaktý ve diyaliz geçici olacaktý.)Gün aþýrý diyalize girilmeye baþlandý. Komplikasyonlar , solunum sistemin de yükünü artýrmaya baþladý ve solunum cihazýnda daha rahat edebilmesi için ,enfeksiyon riskini azaltmak için TRAKEOSTOMÝ yapýldý.
Birkaç gün sonra, karýnda aðrý ve batýnda þiþlik baþladý.Gastrocularýn tetkikleri sonucu 6 Kasým Perþembe günü Orhan ameliyata alýndý.Batýn açýldýðýnda, kalýn barsaðýn delindiði ve gangren olduðu görülmüþ. Batýn son derece kirli imiþ, kalýn barsaklar alýndý, ÝLEOSTOMÝ yapýldý. DALAK da alýndý.Bu ameliyat son derece riskli bir ameliyattý. Dr'la r da, bende bu ameliyat kurtulamaz diye düþünüyorduk.Ameliyat okadar dikkatle ve titizlikle yapýlmýþtý ki , peritonit bile olmadý. Eþimin bünyesi okadar güçlü ki. Dr'lar bile, bu güçlü bünye karþýsýnda þaþkýnlýklarýný saklamýyorlardý.(avcýlýða ve futbola borçlu) .10 içerisinde hepsi tek baþýna büyük olan 4 ameliyat geçirmiþti (Diseksiyon, trakeostomi, dalaðýn alýnmasý ve ileostomi).Dayanýyordu, konuþuyordu,Hemþirelere espiriler yapýyordu. Yaþamak için direniyordu. Psikolojik destek için ve bakým vermek için yoðun bakýma giriyordum.52 günde 24 kez diyalize girdi. Þuur hep açýktý. " Sevgimizin bunlarýn da üstesinden geleceðini,bünyesinin çok güçlü olduðunu" söyledim. O sýrada da Saðlýk Bakanlýðýna,Osmangazi Týp Fakültesinde olanlarla ilgili yazý gönderdim.(Bunun dikkate alýndýðýný ve bu konuda Týp Fakültesinde araþtýrma yapýlmasý için vilayete ,yazý gönderildiðini, oradan da Saðlýk Müdürlüðüne gönderilen yazýda , sonuçtan da benim de haberdar edilmemin istendiði bir yazý gönderilmiþ. Eþim öldükten sonra haberim oldu.).) Bir gün "Keriman yeter beni yaþatmak için uðraþma.,beni tabuta bindirmiþler, sen hala yaþatmaya uðraþýyorsun, ben her þeyi biliyorum " dedi.Kendisi Diþ Hekimiydi. 52 gün Yoðun Bakýmda; Hemþire ve Dr'larý izledim. Nasýl özveriyle çalýþtýklarýný gördüm.Sadece bu ilgi Orhan amcalarýna deðildi , tüm hastalaraydý. Dr ve Hemþirelerin nöbet deðiþiminde birbirlerine hastalarý nasýl titizlikle teslim ettiklerini gördüm. Hiç gözüm arkada kalmýyordu. Hergün konuþuyor ve moral veriyordum .O komplikasyonlarý görüyor ve biliyordu. Birgün Hemþire haným, sevinçle "Orhan amcacýðým, bak dýþarýda kar baþladý diyince, gözlerinden süzülen yaþlar ve "Bakalým birdaha o gökyüzünü görebilecekmiyim?- demesi " hemþire hanýmý da aðlattý. Bu yaþama baðlýlýðýn, mücadelenin sonu böyle olmamalýydý..Eskiþehir'de bu tip ameliyatlarý yapabilecek çok sayýda hastane, Dr ve ekip olmalýdýr.Asistan veya intörn, geç saat oldu diye ,icapcý doktoru aramaktan çekinmemelidir. Ülkemizde;saðlýða yeterli payýn ayrýlmamasý, ihmal, sorumsuz personeller,personel yetersizliði,eðitimsizlik, denetimsizlik,görevden kaçanlarýn deðilde,az sayýda çalýþan kiþilerin üzerine yüklenilmesi hatalarýn ve ihmallerin olmasýna neden oluyor. Diyorum ki, insanlarýn kaderci yaklaþýmý ve otoriteye itaat etmesinin geliþmiþ olmasý ve olanlarý sorgulayamamasýnýn temelinde eðitimsizlik yatýyor.Ýnsanlarýmýzý hak aramaktan alýkoyan,kaderci yaklaþýma karþý gelecek en ufak soru iþareti karþý tarafýn"Bu hastalýkta komplikasyon doðaldýr." Cümlesiyle rahatlýkla önleniyor. Kurum içerisinde ki açýlan soruþturmalarýn;doktorun doktoru soruþturmasýnýn (bazen arkadaþlarýný) nekadar adaletli ve mantýklý olduðunu yada olabileceðini sorgulamak gerekir. Her meslek grubunda,kendi bireylerini koruyan yaklaþýmlar vardýr.doktor-doktoru,öðretmen- öðretmeni,iþçi-iþçiyi korur.Onun için de hak aranmýyor ve aranamýyor. Burada, uygulanagelen saðlýk politikalarýnýn, verilen ücretlerin,asgari ücretle dýþarýdan çalýþtýrýlan saðlýk personelinin , personelin nitelik ve niceliðinin de sorgulanmasý gerekir. 52. gün Orhan'ým hayatýný noktaladý. Bunu hak etmemiþti.Morg'un kapýsýnda omuzumu tutan bir el, beni daha da çok duygulandýrdý. Bu kiþi Doç.Dr.M.Ali Özatik beydi. Gözleri dolu dolu" Elimizden geleni yaptýk, çok uðraþtýk Orhan beyi kurtaramadýk, sizin için yapabileciðim bir þey varsa hazýrým " dedi.Ýþte insanlarý ve mesleðini seven bir doktor.o Dr'u birgün duvardan atlýyorken gördüm. Merak edip sordum."Hastaya yetiþmek içinmiþ" Yorumu okuyanlara býrakýyorum. Olaylarýn üzerine gidilmeli, kader denilmemeli,herkes kendine çekidüzen vermeli. Saðlýk politikalarý elden geçirilmeli. En az Diyanete ayrýlan pay kadar Saðlýða ve eðitime de ayrýlmalý diyorum.