http://doktorih
Designed by INSTUDIO
BİZE YAZDIKLARINIZ
Merhaba.Önce Orhan Beye allahtan rahmet.eşine ve yakınlarına baş sağlığı dileyerek yazıma başlamak istiyorum.
Orhan beyin rahatsızlandığı gecenin sabahı aynı hastanede yani 27.10.2008 tarih saat 06.00 da Babamı,atamı kaybettim.Osmangazi Tıp Fakultesi Hastanesinde yaşanılanlar,ilgisizlikler,
duyarsızlıklar yazıyı okuyunca birbiri ile o kadar fazla örtüşüyorduki.İsim vermek ne kadar doğru olur bilemiyorum ama ben nağduriyetimize sebep olan kişileri zikretmeyeceğim.İsmi A olmuş B olmuş önem arzetmiyor.Önem taşıyan tek olay sorumluluk anlayışını taşıyacak yürekler olmalı.Babam bundan 10 yı evvel Eskişehir Devlet Hastanesinde kasık fıtığından ameliyat oldu.Fakat çok kısa süre içersinde iki kasığından birisinde yeniden şişmeler meydana geldi.yapılan operasyon başarılı olmamıştı ama birazda hem babamın ihmali hemde bizim umursamazlığımız sonucunda bu yer dahada büyüyerek oturması ve kalkmasını zorlaştıracak düzeye ulaşmışdı.19 Ağustos 2008 tarihinde Ayvalık Maliye Kampı babamın
son tatlil olacaktı.Sağlığı iyiyidi 12 gün boyunca kaöpta beraber oturduk beraber yüzdük veraber eğlendik. Eskişehir'e döndüğümüzün haftasında beni yanına çağırarak (Oğlum ben ameliyat olmak istiyorum,Anadolu Hastanesine giderek görüşmelerde bulundum)diyerek fikir alışverişinde bulunmak istedi.Bende bunu üzerine Babacığım bende bir araştırma yapayım ve doğru karara ulaşalım dedim.Bir gün sonra Devlet hastanesinde babamı götürdüm.Yapılan
incelemeler sonucunda yaş itibariyle ameliyatın risk taşıdığını yeterli kardiyoloji uzmanlarının bulunamayacağını tam teşekküllü bir hastanede ameliyatının yapılmasının daha doğru olabileceğini bize ilettiler.Bende bu konuda uzman olan tanıdıkları bir doktor olup olmadığını sorduğumda bana iki isim verdiler ve aynı gün o isimlerden biriisi ile görüşmem sonucunda rendavu aldım ve babamı götürdüm.Prof. olan bu zatın yaklaşımı,davranışları bizleri o kadar şaşırttıki anlatamam.Bırakın babamı beni bile çok etkiledi.İnsanın hemen oracıkta ameliyat
olası geliyordu.Yatışı tarihi tesbit edilmesi sonucunda doktorun yanından ayrıldık.Bahçeye çıktığımızda babamın ağzından çıkan şu sözcükleri ömrüm sonuna kadar unutmayacağım.(OĞLUM BEN BU DOKTORUN ELLERİNDE ÖLÜRÜM) evet vefaat ettiği günün öğleden sonrasında aynen bu cümleleri doktorumuzada ilettim.İlk ameliyat gerçekleştirilip
taburcu olurken herşey çok güzel gidiyordu,ufak tefk aksilikleri sineye çeksekde.Nöbetçi bir doktor taburcu olurken verdiği eksik ilaç yüzünden babam bir hafta durmadan istifra etti.Yemek ömcesi alması gereken istifra önleyici ilaçı malesef yazmamıştı.Bu yaşanılanlar sonucunda yeniden hastaneye götürmek zorunda kaldık.sabah 9.00 dan itibaren yapılan
tetkik tahlil sonucunda gece saat 22.00 de acil ameliyata alınması gerektiğini nedenini sorduumda fıtığın bağırsağı tıkadığını yapılmadığı taktirde yaşam riskinin çok fazla olduğunu ilettiler.H,ç birşey almamamıştım,nasıl olurda fıtık bağırsağı tıkardı.Ne kadar ünüversite mezunuda olsakda tıp konuusunda tıkanıyordum çoğu insanlar gibi.İhmal olduğu kesinlikle belliydi ama çare yokdu.Mecburen onay vermek zorunda kalmıştım.getirdikleri evrakı imzalamakdan başka seçeneğim yoktu.84 yaşında olmasına rağmen sapasağlam kendi işini kendisi görebilen ve kendi rızası ile aeliyat olmayı kabullenen bir kişi 1 hafta ara ile 2. bir ameliyatı nasıl kaldırabilirdi.sonuçta ikinci ameliyattanda babam
çıkmıştı.Bizim ilk ameliyatı gerçekleştiren Prf.doktor konferansda görevde olduğundan başka bir doktor bu ameliyatı gerçekleştirdi.Zaten bekle lüksümüzde yokdu.1 hafta boyunca annem ile birlikte refakatçı olarak kaldık.BU zaman zarfında o kadar olayla yüz yüze kaldıkki hangisini anlatayım diyerek şaşırıyorum.Ayrıca okuyucularında fazla zamanını almak
istemiyorum.Saatlerce serumu çıkan bir hastanın feryatları ve duyduğu halde gitmeyen hemişirelerdenmi yoksa hasta başına kontrole gelen tıbbi terimleri dahi zikretme yoksunu,yapılacak tahlilleri unutan ve unuttukları yanuındaki
doktora sessizce fısıldayan doktorlarımı,gece saat 02.30 da rotgen için gelen hastayı sessizce uyandırması gerekirken avazı çıkana kadar bağırıp surat yapan hastane personeli olmayan temizlik şirketinde bünyesinde çalışan cahil hizmetlilerimi hangisini size anlatayım.Vefaat ettiği günün sabahı vizite gezen doktorları bekleyip içimi dökmek istedim.
Bu benim değil babasını kaybeden tüm evlatların haykırışıydı belki.Lütfen dedim.Biraz daha duyarlı biraz daha ilgili olun hastalarınızla,Ben babmı kaybettim sapasağlam babamı.Ama bumdan sonra başka evlatlat kaybetmesin babalarını annelerini.Bu sözcükler çok şeyler anlatmalıydı.Ama malesef onlar için hergün yaşanan 10 larca olaydan bir tanesiydi.
Evet babamın dediği gibi babam bu doktorun olmasada bilinçsiz doktorların elinde severek değil,acı çekerek öldü.Allah yattığı terde dinlendirsin,toprağı bol olsun.Saygılarımla.